Türkiye’de ekonomik kriz artık yalnızca rakamlardan ibaret değildir; milyonlarca emekçi için gündelik yaşamın doğrudan yıkımıdır. Bu yıkımı hissetmeyen hiçbir yurttaş bulunmamaktadır.
Asgari ücret açlık sınırının altında kalırken, barınma, gıda ve temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Dolayısıyla yaşamın kendisi bir kendini gerçekleştirme değil nefes alıp verme kavgasına dönüşmüş vaziyettedir.
Resmî verilerin perdelediği gerçek şudur: Türkiye’de milyonlarca insan ya işsiz, ya eksik çalışıyor ya da güvencesizliğe mahkûm ediliyor. Manipüle edilmiş veriler ya da olgular ise bu gerçeği perdelemeye yetmiyor ve de yetmeyecektir.
Artık yarın için bile tahayyülü kalmayan bir toplum yaratılmak istenmekte; gençler, kadınlar, LGBTİ+’lar, emekçiler ve bir bütün olarak ezilenler bloku var olma mücadelesinin içerisinde ezilerek yok edilmeye çabalanmaktadır.
Çözüm ise devrim ve sosyalizm mücadelesini yükseltmekle birlikte siyasi iktidarın yönetememe krizini devrimci bir seçeneğe dönüştürmek için örgütlenmektedir.
Türkiye Sosyalist Partisi







