Devrimci Demokratik Kopuş Hattında Öncelikli 100 Programatik Talebimiz

Daha önceki metinlerde vurgulandığı üzere bizler devrimci ve demokratik görevlerin iç içeliğini savunmaktayız. Bu görevlerin iç içeliği, taleplerin de devrimci bir iddiaya ulaşmak maksadıyla iç içe bir bağıntıyı içerdiği gerçeğini işaret etmektedir. Dolayısıyla öncelikli olarak ifade ettiğimiz 100 programatik talep, sadece bir reform anlayışı olarak ele alınmamalı aynı zamanda devrimci bir iddiayı inşa etmek için sahiplenilmesi gereken talepler olarak değerlendirilmelidir. Bu süreçler ve talepler hem acil demokratik kazanımların inşası hem de devrimci dönüşümün basamakları olarak diyalektik bir bütünlük içerisinde ele alınmalı; biri diğerine feda edilmemelidir. Aynı zamanda her talebimiz reformizmin reddi olarak düzen içi entegrasyonu değil düzenin aşılmasına hizmet edecek bir geçiş programını hedeflemektedir. Dolayısıyla nihai hedefin devrimci kopuş olduğu akılda tutulmalıdır.

Nihayetinde bu taleplerin kurucusu, yürütücüsü ve örgütleyicisi parti – hareket hibriti üzerinden komite – koordinasyon ve komün kültürü olarak işaret edilmelidir. Ezilenler blokunun devrimci karşı çıkışındaki taleplerin örgütlenmesi, örgütsel bütünlük ve ideolojik mantıkla iç içe değerlendirilmesi gereken bir zorunluluktur.

Bu program, yalnızca Türkiye’nin iç dinamiklerine değil; Kürt ulusal sorunu, bölgesel enternasyonal dayanışma, ekolojik kriz ve dijital kapitalizmin yeni sömürü biçimlerine karşı da devrimci bir yanıt niteliğindedir.

BÖLÜM 1: Emekçi Kopuş ve Ekonomi

1) Stratejik Boyutlu Sektörlerin Kamulaştırılması: Enerji, maden, ağır sanayi, ulaştırma, finans sektörleri dahil halka ait olan her şey yeniden halkın olacak ve derhal kamulaştırılmalıdır. Toplumsal yeniden üretim sektörleri olarak sağlık, eğitim, bakım ve gıda gibi alanlarda da kamulaştırma faaliyetleri tam kapsamlı olarak sağlanacaktır. Komite – koordinasyonlar ve nihayetinde komünlerin demokratik denetimi altında tüm sektörler yeniden örgütlenmelidir. Bu sadece kamusal bir hizmet olarak değil, halkın kendi iktidarının en tabandan örgütlemesinin yanı sıra sermaye birikim rejimine karşı devrimci bir kopuşu ifade edecektir.

2) Halkın Kendi İktidarında İktisadi İdare ve Denetim: Üretimden dağıtıma, tüm temel işletmelerde ve iktisadi yapılanmalarda karar mekanizmaları emekçi ve ezilenlerin olmalı; yani halkın kendi iktidarı olmalıdır.

3) Üretimin Toplumsal Yeniden Örgütlenişi ve Çalışma Pratikleri: Acil olarak tüm üretim alanlarında haftalık çalışma süresinin yeniden planlama ve toplumsal ihtiyaç planlamasına göre azami 25 saate düşürülmesi hedeflenmeli; ücretler tam ödenirken üretimin temposu ve hukukunda kar olgusu yerine kolektif ihtiyaç ve ekolojik denge esas alınmalıdır. Emeğin toplumsal özgürleşmesi ve artı – değer gaspına son verilmesi için maddi zeminin inşası bu noktadan aciliyetle başlatılmalıdır. Dolayısıyla üretkenliğin esası kar için değil ezilenler bloku ve emekçilerin kolektif özgür zamanı için kullanılacaktır.

4) Asgari Gelir ve Ücret Eşitliği – Emeğin Kolektif Yeniden Organizasyonu: Asgari ücret, insanca yaşam için toplumsal üretim planlamasına göre kolektif şekilde belirlenecek toplumsal gelir hakkı seviyesine yükseltilecektir. En yüksek ve en düşük ücret arasındaki fark net tabanla sınırlanacaktır. Ücret politikası, aciliyetle ilk elden emekçi sınıfların ortak iradesinin sonucuna bağlanacaktır.

5) Taşeronluğun, Geçici İşçilik ve Güvencesizliğin Tasfiyesi: Tüm taşeron, geçici, güvencesiz ve esnek çalışma biçimleri kesin olarak yasaklanacaktır. Mevcut çalışanlar, kadrolu, sendikal güvenceli ve toplumsal planlama hukuku içerisinde güvenli ve eşit statüye geçirilecektir. Böylece emek bir piyasa alanı olmaktan çıkarılarak toplumsal ihtiyaç planlamasına göre yeniden organize edilecektir.

6) Kooperatifleşme ve Kırsalda Demokratik Ekonomi – Toprak Hukukunun Yeniden Organizasyonu: Tarım proleterleri, köylü ve küçük üreticiler için kamulaştırılmış toprak ve üretim araçları üzerinde kamusallaştırılmış kooperatifler kurulacaktır. Üretim planlaması, köy bizzat halkın katılımıyla kararlaştırılarak hayata geçirilecektir. Bu faaliyetle gıda egemenliği ve tarımsal artı değer sömürüsünün tasfiyesi hedef alınacaktır. Büyük toprak sahipliği ve tarım tekelleri ortadan kaldırılacak ve kolektif kullanımla halk yararına sunulacaktır.

7) Borç ve Faiz Sömürüsünün Kaldırılması – Finansal Sömürü Düzenine Son Verilmesi: Emekçi ve ezilenlerin hanelerinin, küçük üretici ve yoksul köylülerin tüm borçları kolektif toplumsal kararlar neticesinde derhal silinecek; faiz ve borç düzeni tamamen yok edilecektir. Kamusal ve faizsiz dayanışma finansmanının inşasıyla emekçi sınıfın yeniden köleleştirilmesi mekanizmaları tarihsel olarak ortadan kaldırılacaktır.

8) Uluslararası Sermaye Hareketlerine Karşı Devrimci Denetim: Sıcak para giriş çıkışları başta olmak üzere spekülatif finans kapital dünyasının akışları ve ulusötesi şirketlerin kar transferleri bizzat halkın aşağıdan yukarıya denetime tabi tutulacaktır. Sermayenin küresel manevralarla yaratacağı krizlerin faturasının emekçi ve ezilenlere çıkarılması tarihsel olarak imkânsız hale getirilecektir.

9) Sanayi ve Üretimde Ekolojik Dönüşüm Planı: Tüm sanayi üretimi, ekolojik dengeyi temel alan kamusal planlama ile dönüştürülecektir. Fosil yakıta dayalı tesisler direkt olarak kamulaştırılacak; yenilenebilir enerji ve ekolojik üretim biçimlerinin olasılıkları uzmanları tarafından değerlendirilerek halklar tarafından hayata geçirilecektir.

10) Emeğin Yaşamsal Güvenceleri İnşa Edilecek: İşsizlik olgusu, kapitalist rekabetin doğal bir sonucundan ziyade sermaye birikim rejiminin krizinin yapısal ürünü ve sonucudur. Her emekçi için koşulsuz asgari gelir ve tam toplumsal sigorta imkânı sağlanacak; işsizlik fonları halkın katılımcı yönetimiyle birlikte planlanacaktır.

11) Göçmen ve Mülteci Emeğinin Eşit Haklarının Örgütlenmesi: Göçmen emekçilerin ırkçı ve faşist ayrımcılığa karşı mutlak eşit hak ve ücret güvencesine kavuşturulması sağlanacaktır. Çalışma izinleri, barınma ve sağlık hakları komünal eşitlik temelinde düzenlenecek; göçmen emeğinin ucuz işgücü olarak sömürülmesi kesin olarak yasaklanacaktır.

12) Savaşa Karşı Barış Ekonomisi: Devlet bütçesinin büyük kısmını oluşturan askeri harcamalar yerine kaynaklar toplumsal planlamanın devrimci dönüşümüne yönetilmelidir. Savaşlar üzerinden üretilmek istenen artı değer yaratma mekanizmasına son verilmelidir.

13) Dijital Emek Alanlarının Kamulaştırılması ve Kolektifleşmesi: Bilgi, iletişim ve dijital altyapı (internet omurgaları, telekomünikasyon, yapay zekâ ve veri merkezleri dahil) derhal kamulaştırılacaktır. Bu alanlarda üretilen tüm veriler halkların kolektif mülkiyetine geçirilecek; gözetim kapitalizminin, veri tekellerinin ve dijital köleliğin tüm biçimleri ortadan kaldırılacaktır. Bilgi ve teknoloji üretimi kâr değil, toplumsal özgürleşme ve ekolojik denge içinplanlanacaktır.

14) Bilimde Kamulaştırma ve Kolektifleştirme: Tüm bilimsel araştırma merkezleri, laboratuvarlar ve AR-GE birimleri kamusal kolektif mülkiyete geçirilecek; bilimsel bilgi üretimi patent ve ticarileştirme zincirlerinden kurtarılacaktır. Araştırma gündemi halk meclisleri ve bilim emekçilerinin demokratik konseyleritarafından belirlenmeli, toplumsal ve ekolojik ihtiyaçlar için özgür ve açık erişimli hale getirilmelidir.

15) Bölgesel Sömürüye Son Verilmesi: Kapitalizmin merkezileştirici ve bölgesel eşitsizlik üreten yapısına karşı; bölgesel kalkınma ve yatırım kararları tüm halkın eşit temsiliyle belirlenerek ülke genelinde emeğin ve üretimin adil coğrafi dağılımı sağlanacaktır. Yoksul bölgelerin kaynakları, merkez sermaye birikimine aktarılmayacak; eşitlikçi ve ekolojik bir yeniden üretim planı yürürlüğe girecektir.

BÖLÜM 2: Demokratik Haklar ve Taban Örgütlenmeleri Aracılığıyla İdare

16) Halkın Doğrudan Katılımının İnşası: Merkeziyetçi – tekçi idari örgütlenme biçimleri yerine ülke sathında söz, yetki, karar ve iktidarı halka verecek mekanizmalar inşa edilmelidir. Yasama, yürütme ve bütçe hukuku halkın bizzat katılımıyla belirlenecek olup geri çağırma ilkesi sürekli olarak işlerlik içerisinde bulunmalıdır.

17) Halkın Adalet Arzusuna Ulaşmak: Mevcut düzendeki hukuk pratiğinin aksaklık ve açmazları ortadadır. Bu noktada insana, canlıya ve yeryüzüne özgürlüğü esas alan toplumsal eşitlik, ezilenlerin her türlü hakkı, cinsiyet eşitliği, her türlü var oluş hakkı ve ekolojik dengeyi güvence altına alacak yeni bir demokratik anayasa halkın bizzat katılımıyla hazırlanmalıdır.

18) Halkın Esenliği ve Güvenlik: Halkın kendi güvenliği ve esenliği konusunda bizzat söz ve yetki sahibi olması esas alınmalıdır. Zorunlu militarist uygulamalara son verilmesi gerekmektedir.

19) Basın, İfade ve Örgütlenme Özgürlüğünün Koşulsuz Güvenceye Kavuşturulması: Tüm medya tekelleri tasfiye edilmeli ve kamulaştırılmalı; basın, ifade, örgütlenme ve gösteri özgürlükleri halk tarafından koşulsuz güvence altına alınmalıdır.
Siyasi tutuklular derhal serbest bırakılmalı, düşünce suçları tümüyle ortadan kaldırılmalıdır. Bu konuları engellemeye ilişkin yargısal faaliyetler gerçekleştirilmesi mutlak surette yasaklanmalıdır.

20) Hukuk ve Adalet: Ceza ve hukuk adaleti, onarım ve kolektif sorumluluk ilkeleri temelinde işleyen halk katılımlı adalet meclisleri tarafından sağlanmalıdır. Bu meclisler, mağdurun onarımı ve toplumsal barışın yeniden tesisi esasına göre karar almalı; cezalandırma yerine kolektif telafi ve dönüşüm mekanizmaları oluşturulmalıdır. Yargı süreçleri, hiçbir biçimde ücretli hukuk bürolarına veya merkezi devlet kurumlarına devredilmemeli; insan onuru, her türlü süreçte mutlak surette korunmalıdır.

21) Doğal Kaynakların Yerel Kolektif İdaresi: Su, enerji, maden, orman ve tarım toprakları gibi bütün doğal varlıklar üzerindeki özel mülkiyet ve merkezi yetkiler derhal sona erdirilmelidir. Bu kaynakların yönetimi, bütçesi ve kullanım planlaması ilgili halkın eşit temsil esasına dayalı kolektif yetkisiolmalıdır. Her bölge, ekolojik dengeyi ve toplumsal ihtiyaçları gözeterek, kendi doğal varlıkları üzerinde bağımsız karar hakkına sahip olmalı; kaynaklar bir kâr alanı değil, halkın ortak yaşamının maddi temeli olarak görülmelidir. Böylece hem ekolojik yıkım hem de merkezi sömürü ilişkisi sona erdirilecektir.

22) Seçim ve Geri Çağırma Mekanizmalarının Komünal Yeniden Kuruluşu: Mevcut temsil ve seçim sistemi tümüyle dönüştürülmeli; yerel, bölgesel ve merkezi bütün temsil hukuku doğrudan, geri çağırma hakkının sürekli işler olduğu tabana dayalı mekanizmalarla belirlenmelidir. Milletvekilliği ve benzeri profesyonel siyaset biçimleri kaldırılmalı; halk iradesi her an denetlenebilir ve her an geri alınabilir hale getirilmelidir.

23Merkezi Bütçenin Taban Tarafından Belirlenmesi: Tüm vergi toplama ve bütçe harcama süreçleri, tabandan halkın katılımıyla eşit temsil ilkesine göre planlanmalı; halkın onayı olmadan hiçbir kaynak kullanılmamalıdır. Vergilendirme adaletli ve sınıfsal eşitlik temelinde yeniden düzenlenmeli; tüm kamusal gelir ve giderler tam şeffaflıkla halka açık olmalıdır.

24) Yerel Özyönetimlerin Güçlendirilmesi: İl ve bölge ölçeğindeki tüm yönetim birimleri, merkezi idari dayatmalara tabi kılınmadan endi ekonomik, ekolojik, kültürel ve hukuksal politikalarını belirleme hakkına sahip olmalıdır; bu yerel birimler, karşılıklı dayanışma temelinde özgür bir birliktelik oluşturmalıdır.

25) Dijital Demokrasi ve Halk Meclislerinin Açık Katılımı: Karar süreçlerinin doğrudan ve sürekli katılımı için açık kaynaklı, kamusal ve halkın ortak denetiminde dijital platformlar oluşturulmalı; halkın her alandaki yasama, yürütme ve bütçe kararlarına anlık katılımı güvence altına alınmalıdır. Bilgiye erişim ve şeffaflık, halk iktidarının mutlak koşulu sayılmalıdır.

BÖLÜM 3: Ekolojik Yaşam

26) İklim Krizine Karşı Halk Temelli Ekolojik Seferberlik: Kapitalist büyüme ve fosil yakıt temelli enerji politikalarının yarattığı iklim felaketi, tüm toplumsal yaşamı tehdit etmektedir. Karbon salımı ve ekolojik yıkımı azaltmak için merkezi değil, yerel meclislerin eşgüdümünde, bilim emekçilerinin ve halkın ortak iradesiyle acil bir ekolojik dönüşüm seferberliği başlatılmalıdır. Bu seferberlik; enerji, ulaşım, tarım ve sanayide köklü bir dönüşümü ve fosil yakıtların kademeli ama hızlı biçimde tasfiyesini hedefleyecektir.

27) Ekolojik Planlama ve Kent Hakkı: Kentler ve kırsal alanlar, rant ve spekülasyon mantığından tamamen kurtarılarak ekolojik eşitlik ve toplumsal ihtiyaç esasına göre yeniden planlanmalıdır. Her yeni konut ve altyapı projesi, ilgili yerelin onayına tabi olmalı; doğal yaşam alanlarının korunması anayasal bir zorunluluk haline gelmelidir.

28) Su ve Toprak Üzerinde Kolektif Hak: Su havzaları, göller, dereler, tarım arazileri ve ormanlar üzerindeki özel mülkiyet tümüyle kaldırılmalı; bu varlıkların kullanım, yönetim ve yeniden üretim planı halk tarafından eşit temsil ve tam şeffaflık ilkesiyle belirlenmelidir. Su hakkı her birey için koşulsuz, ücretsiz ve temel bir yaşam hakkı olarak tanınmalıdır.

29) Yenilenebilir Enerji ve Doğa Dostu Teknoloji Seferberliği: Enerji üretimi, fosil yakıt bağımlılığından kurtarılarak rüzgâr, güneş, jeotermal ve diğer doğa dostu kaynaklara dayalı kamusal enerji kooperatifleri biçiminde örgütlenmelidir. Enerji üretimi ve tüketimi, kâr için değil toplumsal ihtiyaç ve ekolojik denge için düzenlenmeli; yerel enerji meclisleri bu dönüşümün yürütücüsü olmalıdır.

30) Atık ve Döngüsel Ekonomi Programı: Endüstriyel ve kentsel atık yönetimi, sıfır atık ve döngüsel ekonomi ilkelerine göre yeniden düzenlenmeli; geri dönüşüm ve yeniden kullanım zorunlu hale getirilmelidir. Plastik ve zehirli endüstriyel atıkların üretimi kademeli olarak sonlandırılmalı; bütün süreçler yerel ekoloji meclisleri tarafından denetlenmelidir.

31) Kent Tarımı ve Gıda Egemenliği: Kent bostanları, topluluk bahçeleri, çatı ve balkon tarımı gibi kolektif üretim alanları yerel meclisler tarafından yaygınlaştırılacak; gıda üretimi ve dağıtımı, yerel ekolojik planlamaya dayalı kooperatif ağlarıyla örgütlenecektir. Gıda zincirinde kâr ve spekülasyon tamamen yasaklanarak halkın sağlıklı ve ücretsiz gıdaya erişimi koşulsuz güvence altına alınacaktır.

32) Afetlere Karşı Kolektif Ekolojik Güvence: Deprem, sel, yangın ve benzeri afetlere karşı merkezi devletin rant ve ihmal üreten politikaları yerine, yerellerin bilim emekçileriyle birlikte oluşturduğu özerk afet önleme ve dayanışma ağları kurulacaktır. Yeniden inşa süreçleri, halkın denetiminde ekolojik ilkelerle yürütülecek; afet kâr alanı olmaktan çıkarılacaktır.

33) Ekolojik Yeniden Yabanlaştırma ve Doğa Koruma Programı: Ormanlar, kıyılar, sulak alanlar, dağlar ve biyolojik çeşitliliği zengin bölgeler, endüstriyel talan ve rant baskısından tamamen arındırılacak; bu alanların yeniden yabanlaşması için kolektif onarım projeleri başlatılacaktır. Yerel ekoloji yapıları, canlı türlerinin korunması ve doğanın kendi döngüsünde iyileşmesi için planlama ve denetim yetkisine sahip olacaktır.

BÖLÜM 4: Ezilenlerin ve “Ötekilerin” Yeniden Yaşamının İnşası

34) Kendi Kaderini Tayin ve Eşit Yurttaşlık Hakkı: Tüm ezilen uluslar ve kimlikler, kendi siyasal statülerini özgürce belirleme hakkına koşulsuz olarak sahip olmalıdır. Bu hakkın gerektirdiği ve pratikte tekabül ettiği bütün seçenekler doğrudan halkın iradesiyle tartışılmalı ve uygulanmalıdır. 

35) Anadilde Eğitim, Kamu Hizmeti ve Kültürel Hakların Güvencesi: Kürtçe, Zazaca, Lazca, Ermenice, Arapça ve tüm yerel diller; eğitimden basına, kamusal hizmetlerden kültürel faaliyetlere kadar eşit Anayasal statüye kavuşmalıdır. Okullar, üniversiteler ve kamu kurumlarında anadilde hizmet ve eğitim hakkı koşulsuz olarak sağlanmalıdır.

36) Alevi İnancının ve Tüm İnançların Eşit ve Özerk Örgütlenme Hakkı: Alevi toplumunun ibadethaneleri olan Cemevleri yasal ve eşit ibadet mekânları olarak tanınmalı; inanç toplulukları ve bütün inançlar kendi öz faaliyet bütçeleriyle birlikte özgürce faaliyet alanlarını inşa edebilmelidir. Hiçbir inanç devletten üstün veya devlet fonuna bağımlı olmamalı; laiklik, tüm inançların ve inançsızlığın eşit varlık hakkını güvenceye almalıdır.

37) İnançsızların ve Seküler Yaşamın Koşulsuz Güvencesi: İnançsızlar, ateistler, agnostikler ve seküler yaşamı seçen herkes; ayrımcılığa, zorunlu din eğitimine, kamusal baskıya ve nefret söylemine karşı mutlak koruma altında olmalıdır. Hiçbir inanç, alınacak kararlarda meşruiyet ölçüsü olarak kullanılmamalıdır. Laiklik mutlak ilke olarak yaşamın her alanında geçerli uygulamaya sahip olmalıdır.

38) Hakikat ve Yüzleşme Meclisleri: Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Roboski ve benzeri tüm katliamların gerçekleri açığa çıkarılmalı; tarihsel ve güncel şiddet pratikleri halkın hakikat ve adalet komisyonları tarafından incelenmeli; mağdurların onarımı ve toplumsal yüzleşme sağlanmalıdır. Devlet arşivleri koşulsuz olarak halka açılmalıdır.

39) Zorunlu Asimilasyon ve Demografik Mühendislik Politikalarının Tasfiyesi: Yer isimlerinden kültürel mirasın yasaklanmasına, inançların görünmez kılınmasına kadar tüm asimilasyon ve kimlik inkârı uygulamaları kesin biçimde ortadan kalkmalıdır. Tüm alanlar, göçe tabi tutulanlara erişilebilir hale getirilmelidir.

40) Ortak Yaşam ve Konfederal Dayanışma: Ezilen uluslar, Aleviler, inanç grupları, göçmenler ve tüm “ötekiler”, özgür iradelerine dayalı eşitlikçi bir dayanışma içinde ortak yaşamı yeniden inşa etmelidir. Bu birliktelik, merkezi devletin yukarıdan belirleyiciliğinden değil; yerel halkların yatay iş birliğini esas almalıdır. Kamusal planlama ve barışçıl birlikte yaşama ilkesi bu yapının temelini oluşturmalıdır.

41) Göçmen, Mülteci ve Yerinden Edilen Toplulukların Eşit Hakları: Savaş, iklim krizi veya ekonomik yıkım nedeniyle göç etmek zorunda kalan tüm halklar; çalışma, barınma, sağlık, eğitim ve siyasal örgütlenme alanlarında koşulsuz ve eşit haklara sahip olmalıdır. Sınır politikaları, ırkçılık ve mülteci emeğinin ucuz işgücü olarak kullanılmasına dayalı tüm sömürü biçimleri kesin biçimde yasaklanmalıdır. Göçmen ve mültecilerin yeni yaşam alanlarının inşası, yerel meclislerde eşit temsil temelinde yürütülmelidir.

42) Halkların Ortak Barışı: Tüm ezilen uluslar, inanç grupları ve kimlik toplulukları; tarihsel adaletin tesisi, nefret suçlarının önlenmesi ve barış içinde ortak yaşamın sürekli güvencesi için ortak zeminler kurmalıdır. Bu zeminler, gerilim ve çatışma anlarında arabuluculuk ve kolektif adalet görevinde inisiyatif almalıdır.

BÖLÜM 5: Kadın Özgürleşmesi ve LGBTQ+ Kurtuluşu

43) Kadınların Kolektif Özgürlük Hakkı: Kadınların yaşamın tüm alanlarındaki eşitliği koşulsuz bir hak olarak tanınacak; patriyarkal, feodal ve kapitalist baskı biçimleri tarihsel olarak tasfiye edilmelidir Kadınların kendi bağımsız örgütlenmeleri kendi varoluşlarına ilişkin karar süreçlerinde veto hakkına sahip olması sağlanmalıdır.

44) Erkek Şiddetine Karşı Kolektif Savunma: Kadına yönelik şiddet, taciz, cinsel saldırı ve tüm patriyarkal şiddet biçimleri onarıcı adalet meclisleri eliyle derhal engellenmeli; tek başına failin cezalandırılması değil, toplumsal dönüşüm ve mağdurun onarımı esas alınmalıdır.

45) Toplumsal Bakımın Kamusallaştırılması: Çocuk, yaşlı, engelli ve hasta bakımının tüm yükü kadınların sırtından alınarak ücretsiz kamusal bir hizmet haline getirilmelidir. Bakım emeği toplumsal emek olarak tanınacak; kolektif sorumluluk ilkesine göre örgütlenmelidir.

46) Üreme Hakkı ve Beden Özgürlüğü: Kürtaj, doğum kontrolü, üreme sağlığı ve cinsel eğitim hakkı ücretsiz, bilimsel ve koşulsuz bir kamusal hizmet olarak güvence altına alınmalıdır. Kadınların bedeni üzerinde hiçbir otorite, devlet ya da inanç topluluğu karar sahibi olmamalıdır.

47) Eşit Temsil ve Ortak İktidar İlkesi: Tüm yapılarda kadınlar eşit temsil hakkına sahip olmalı; toplumsal karar alma süreçlerinde erkeklerin tek başına belirleyiciliği tarihsel olarak sona erdirilmelidir. Kadınlar, katılım alanlarında kendi yaşam alanlarına temas eden konularda mutlak veto yetkisine sahip olmalıdır.

48) Ekonomik Eşitlik ve Ücret Adaleti: Kadın ve LGBTQ+ emekçilerin eşit işe eşit ücret hakkı koşulsuz olarak sağlanmalı; ev içi emek, toplumsal üretimin bir parçası kabul edilerek kamusal olarak karşılanmalıdır. Kadın emeğinin ucuz işgücü olarak sömürülmesi kesin biçimde yasaklanmalıdır.

49) LGBTQ+ Varoluşunun Eşitliği: Tüm cinsel yönelimler ve kimlikler Anayasal güvence altına alınmalı; nefret suçu, ayrımcılık ve homofobik–transfobik söylemler suç olarak tanımlanmalıdır. Queer kimlikler toplumsal yaşamın her alanında eşit yurttaşlık hakkına sahip olmalıdır.

50) Trans ve Non-Binary Haklarının Güvencesi: Cinsiyet geçiş süreçleri ücretsiz, hızlı ve güvenli bir kamusal sağlık hizmeti olarak sağlanmalı; trans ve non-binary bireylerin kimlik ve ifade hakkı koşulsuz olarak güvence altına alınmalıdır. Tüm sağlık süreçlerinde tam ve ücretsiz erişim hakkı tanınmalı; psiko-sosyal hizmet için özel birimler faaliyete geçirilmelidir.

51) Kadın ve LGBTQ+ Meclislerinin Bağımsız Örgütlenmesi: Yerel, bölgesel ve merkezi düzeyde kadın ve LGBTQ+ meclisleri kurulmalı; bu meclisler karar alma süreçlerinde aktif şekilde yer almalıdır.

52) Cinsiyet Temelli Şiddetin Toplumsal Kökten Tasfiyesi: Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen eğitim, medya ve gündelik dildeki tüm ayrımcı içerikler kaldırılmalı; çocukluktan itibaren feminist ve queer özgürlük perspektifi temelinde eşitlikçi eğitim müfredatı oluşturulmalıdır. Erkek egemen ideolojiyi yeniden üreten her türlü kurumsal yapı kolektif dönüşüm programına tabi tutulmalıdır. Tüm hukuki ve güvenlik mekanizmaları kadın ve LGBTİQ+’lar lehine koruma ilkeleriyle düzenlenmeli; uluslararası standartlardaki tüm sözleşmeler koşulsuz uygulama alanı bulmalıdır.

53) Kolektif Özgür Yaşam Alanları ve Dayanışma Evleri: Kadınların ve LGBTİQ+’ların şiddetten, ekonomik baskıdan ve barınma sorunundan uzak, güvenli ve özgür biçimde yaşayabileceği kolektif dayanışma kurulmalıdır. Bu alanlar yalnızca geçici sığınma değil; üretim, kültür, eğitim ve politik örgütlenme merkezleri olarak işlemelidir.

BÖLÜM 6: Kamusal Hakların Toplumsal Yeniden İnşası

54) Ücretsiz, Eşit ve Kolektif Sağlık Hakkı: Sağlık hizmetleri tamamen kamusallaşmalı; hastaneler, klinikler ve tüm tıbbi üretim birimleri özel mülkiyetten arındırılarak halkın denetiminde ücretsiz ve erişilebilir bir hak olarak örgütlenmelidir. Kâr amacı güden ilaç tekelleri ve özel hastane zincirleri tasfiye edilmelidir.

55) Barınmanın Koşulsuz Kamusal Hakkı: Konut, temel bir yaşam hakkı olarak tanınmalı; boş konutlar ve spekülatif gayrimenkuller derhal kamulaştırılarak kiracılara ve barınma imkânı olmayanlara tahsis edilmelidir. Kira sömürüsü, konut tekelleri ve emlak spekülasyonu kesin biçimde son bulmalıdır.

56) Ücretsiz ve Kolektif Ulaşım: Kent içi ve bölgeler arası ulaşım, ekolojik ve karbon nötr toplu taşıma ağları temelinde ücretsiz kamusal hizmete dönüştürülmelidir. Özel ulaşım tekelleri tasfiye edilerek; ulaşım planlaması yerel komün ve kent meclisleri tarafından halk yararına yeniden belirlenmelidir.

57) Eşit ve Bilimsel Eğitim Hakkı: Okul öncesinden üniversiteye ve yetişkin eğitimine kadar her kademede eğitim tamamen ücretsiz olmalı; bilimsel, eleştirel, çok dilli ve eşitlikçi bir müfredatla yürütülmelidir. Eğitim kurumları, öğrenci–öğretmen–veli katılımının ortak ilkeleriyle idare edilerek ilerletilmelidir.

58) Temiz Su, Gıda ve Sağlıklı Çevre Hakkı: İçme suyu, temiz gıda ve sağlıklı çevre temel hak olarak tanınmalı; tüm su ve gıda üretimi kâr için değil, toplumsal ihtiyaç ve ekolojik denge için planlanmalıdır. Endüstriyel tarımın zehirli girdileri yasaklanmalı; doğa yıkımı suç kapsamına alınmalıdır.

59) Kamusal Enerji ve Isınma Güvencesi: Enerji üretimi ve dağıtımı, yenilenebilir kaynaklara dayalı kamusal kooperatifler aracılığıyla sağlanmalı; her haneye asgari ısınma, elektrik ve temiz enerji, su erişimi ücretsiz ve kesintisiz olarak teminat altına alınmalıdır.

60) Yaşlılık, Engellilik ve Çocuk Bakımının Kolektif Sosyal Hak Haline Getirilmesi: Yaşlılar, engelliler ve çocuklar için bakım ve destek tümüyle kamusal ve ücretsiz olmalı; bakım emeği toplumun kolektif sorumluluğu olarak örgütlenmelidir. Bu haklar hiçbir biçimde aile içi fedakârlığa ya da piyasa koşullarına bırakılmamalıdır.

61) Kültürel ve Rekreatif Kamusal Hakların Güvencesi: Parklar, kütüphaneler, spor ve kültür merkezleri herkes için ücretsiz ve erişilebilir haklar olarak planlanmalı; kamusal alanların ticarileştirilmesi ve özel işletmelere devri kesin biçimde yasaklanmalıdır. Halkın kolektif dinlenme ve kültürel – sosyal gelişim hakkı, yaşam kalitesinin asli unsuru olarak görülmelidir.

BÖLÜM 7: Kültür, Eğitim ve Medya Devrimi

62) Yaşam Boyu Özgür Öğrenme ve Halk Üniversiteleri: Bilim, sanat, felsefe ve zanaat alanlarında her yaş grubu için kesintisiz ve ücretsiz Halk Üniversiteleri ve Yaşam Boyu Öğrenme Merkezleri kurulmalıdır. Bu kurumlar; diploma veya merkezi sınav baskısı olmadan, halkın kendi ilgi ve ihtiyaçlarına göre sürekli eğitim ve araştırma yapabileceği, komünal üretim ve paylaşım odaklı kamusal alanlar olmalıdır. Tüm bilgi ve becerilere açık erişim ilkesiyle, yaşamın her evresinde eşit öğrenme hakkı koşulsuz güvence altına alınmalıdır.

63) Ücretsiz, Eşit ve Kamusal Eğitim Hakkı: Eğitim tüm kademelerde ve tüm yaş grupları için koşulsuz, tamamen ücretsiz ve eşit erişimli bir hak olarak tanınmalıdır. Okul, yurt, yemek, ulaşım, kitap ve dijital erişim dahil tüm giderler kamusal bütçeyle karşılanmalıdır. Özel okul ve özel üniversite tekelleri kamulaştırılmalı; hiçbir eğitim kurumunda kâr amacı güdülmemelidir.

64) Üniversitelerin Özerk, Demokratik Yeniden Kuruluşu: Üniversiteler, piyasa fonlarından ve merkezi bürokratik vesayetten tamamen bağımsızlaştırılarak öğrenciler, akademisyenler, emekçiler ve yerel temsilcilerinin eşit oy hakkına sahip olduğu Üniversite Halk Meclisleri tarafından yönetilmelidir. Rektör atama sistemi kaldırılmalı; bilimsel özgürlük ve akademik özerklik halkın kolektif iradesi temelinde güvence altına alınmalıdır.

65) Sanatın ve Kültürel Üretimin Kolektifleşmesi: Tüm sanat dalları ve kültürel üretim biçimleri telif ve tekel zincirlerinden kurtarılmalı; sanatçılar, yazarlar ve kültür emekçileri halk katılımıyla ve kolektif fonlarıyla desteklenmelidir. Kültür, kâr amacı güden bir meta değil, toplumun ortak yaratıcı emeğinin ifadesi olarak kamusal özgürlük alanı olmalıdır.

66) Kamusal Kültür Evleri ve Özgür Üniversite-Kültür Alanları: Her mahallede, ilçede ve üniversite yerleşkesinde halkın kolektif kullanımına açık kültür evleri, halk tiyatroları, açık atölyeler ve üniversite-kent ortak yaratım merkezleri kurulmalıdır. Bu mekânlar üretim, paylaşım, bilim ve sanatı birleştiren özgür tartışma alanları olmalı; ticari işletmelere devredilmemelidir.

67) Medya Tekellerinin Tasfiyesi ve Halk Medyasının İnşası: Ulusal ve uluslararası medya tekelleri dağıtılmalı; gazete, radyo, televizyon ve dijital yayıncılık halkın kolektif meclisleri tarafından kamusal ve eşit biçimde örgütlenmelidir. Algoritmik sansür, manipülasyon ve reklam temelli haber üretimi yasaklanmalı; yurttaş gazeteciliği ve üniversite-medya iş birliği halkın denetimine açık olmalıdır.

68) Açık Erişimli Bilim ve Bilgi Özgürlüğü: Tüm bilimsel yayınlar, araştırma sonuçları, patentler ve akademik üretim açık, ücretsiz ve çok dilli erişime sunulmalıdır. Üniversiteler ve araştırma merkezleri, kamusal ve kolektif finansman modeliyle desteklenmeli; ticari lisans ve kapalı bilgi tekelleri tasfiye edilmelidir.

69) Toplumsal Belleğin Yeniden İnşası ve Hakikat Arşivleri: Ezilenlerin, kadınların, işçilerin, öğrencilerin, halkların ve tüm “ötekilerin” tarihsel mücadelesini görünür kılacak kamusal arşivler ve hakikat merkezleri oluşturulmalıdır. Resmî tarih yazımı ve tekçi ideoloji, halkın kolektif hafızası lehine aşılmalı; geçmişin karartılmış belgeleri koşulsuz olarak kamuoyuna açılmalıdır.

BÖLÜM 8: Çocuklar, Engelliler, Yaşlılar, Hayvanlar ve 
Bütün Canlıların Özgür Yaşamı

70) Çocukların Koşulsuz Özgürlük ve Eşitlik Hakkı: Tüm çocuklar; yoksulluk, sömürü, şiddet, cinsiyetçilik, ayrımcılık ve militarist ideolojilerden tamamen korunacaktır. Eğitim ve bakım alanları kâr mantığından arındırılacak; çocukların oyun, sanat, bilim ve kolektif yaşam hakkı kamusal bir görev olarak örgütlenecektir. Çocuk emeği ve zorla çalıştırma her biçimiyle yasaklanacaktır. Çocuk işçilik mutlak surette son bulacaktır.

71) Çocuk Meclisleri ve Karar Süreçlerine Katılım: Çocuklar, yaşlarına uygun biçimlerde ve pedagojik gelişim seyirlerine uygun olarak yerellerde temsil hakkına sahip olacak; kendileriyle ilgili eğitim, çevre ve oyun alanı gibi tüm kararlara doğrudan katılım gösterebilecektir.

72) Engellilerin Tam Erişilebilirlik ve Özgür Yaşam Hakkı: Tüm kamusal alanlar, ulaşım ağları, dijital hizmetler ve eğitim kurumları engelsiz ve erişilebilir hale getirilecektir. Engellilik üzerinden kurulan ayrımcı istihdam ve eğitim engelleri kaldırılacak; bireysel bakım yükü kolektif sosyal haklar aracılığıyla topluma eşit biçimde paylaştırılacaktır. Kentler ve yaşama ilişkin tüm Anayasal, engelliler için mutlak surette engelsiz ve erişilebilir hale getirilecektir. Engelliler, engelsiz yaşamın gereklerini bizzat bu sürece dahil olarak talep ederek örgütleyebilecektir.

73) Engelli Meclisleri ve Kolektif Destek Ağı: Engelliler, karar süreçlerine eşit katılım sağlayan meclisleri kurarak; istihdamdan konuta kadar tüm haklarını bu meclisler aracılığıyla güvence altına alacaktır. Yardım temelli değil, hak ve eşit yurttaşlık temelli bir toplumsal düzen kurulmalıdır.

74) Yaşlıların Onurlu ve Aktif Yaşam Hakkı: Yaşlıların yaşamı, yalnızca bakım değil; üretim, kültür, sanat ve eğitim süreçlerinin aktif parçası olarak planlanacaktır. Ücretsiz ve kamusal sağlık, sosyal güvenlik ve kolektif yaşam alanları her bölgede kurulacak; yaşlılık yoksulluğu ve yalnızlığı toplumsal dayanışma ile son bulacaktır.

75) Yaşlı Meclisleri ve Kuşaklararası Dayanışma: Yaşlı bireyler, yerel ve bölgesel karar süreçlerine eşit temsille katılacak; kuşaklararası bilgi, deneyim ve kültürel sürekli bir toplumsal güç haline getirilecektir.

76) Hayvanların Özgür Yaşam ve Hak Eşitliği: Hayvanlar mal, mülk veya tüketim aracı değil; canlı varlıklar olarak tanınacaktır. Endüstriyel hayvancılık, kürk ve deney çiftlikleri ile avcılık endüstrisi kademeli olarak sonlandırılacaktır. Hayvanların doğal yaşam alanları korunacak ve insan müdahalesi minimuma indirilecektir. Hayvan ve canlı sömürüsünü ortadan kaldıracak pratik, siyasal, sosyal, kültürel, iktisadi ve ideolojik mücadele belirleyici kılınacaktır.

77) Hayvan Meclisleri ve Ekolojik Ortak Yaşam Programı: Yerel ve bölgesel düzeyde hayvan hakları meclisleri kurulmalı; kentte ve kırsalda tüm hayvanların barınma, beslenme ve tedavi süreçleri bu meclisler tarafından planlanmalıdır. Kentlerde sahipsiz hayvanlar için kolektif yaşam alanları ve özgürlük koridorları oluşturulmalıdır.

78) Bütün Canlıların Ortak Geleceği ve Ekolojik Adalet: İnsan merkezci üretim ve tüketim ilişkileri yerine, tüm canlı türlerinin varlık ve yaşam hakkını gözeten bir toplumsal düzen kurulmalıdır. Ormanlar, denizler, göller ve tüm ekosistemler canlıların ortak evi olarak kabul edilecek; iklim kriziyle mücadele, hayvan özgürlüğü ve biyolojik çeşitliliğin korunması tek bir devrimci ekolojik strateji olarak yürütülmelidir.

BÖLÜM 9: Dijital Devrim ve Teknoloji Odaklı Sosyalizm

79) Dijital Altyapının Kamusallaştırılması ve Kolektif Denetim: İnternet omurgaları, veri merkezleri, telekomünikasyon ve bulut bilişim altyapıları derhal kamulaştırılmalı; işletme ve geliştirme süreçleri yerel ve bölgesel dijital meclislerin eşit temsil ve doğrudan karar hakkıyla yönetilmelidir. Kâr amacı güden dijital tekeller ve özel altyapı sahipliği tasfiye edilmelidir.

80) Veri Mülkiyetinin Kolektifleştirilmesi: Kullanıcı verileri, kamu ve özel şirketlerin mülkü değil, halkın ortak kolektif mülkiyeti olarak kabul edilmelidir. Veri depolama, işleme ve paylaşım süreçleri şeffaf, açık kaynaklı ve denetim altında yürütülmelidir. Kişisel verilerin ticari amaçla satışı, gözetim kapitalizmi ve veri madenciliği kesin biçimde yasaklanmalıdır.

81) Açık Kaynak ve Özgür Yazılım Ekosistemi: Kamusal hizmetlerden eğitim platformlarına kadar tüm dijital altyapılar açık kaynak ve özgür yazılım temeli üzerine inşa edilmelidir. Kapalı lisans ve ticarileştirilmiş yazılım zincirleri tasfiye edilerek; topluluk temelli yazılım kooperatifleri fonlarla desteklenmelidir.

82) Yapay Zekâ ve Yeni Teknolojilerin Toplumsal Yarar İçin Kullanımı: Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji ve kuantum teknolojileri kâr amacıyla değil; emek süresini kısaltmak, ekolojik dengeyi güçlendirmek ve halkın özgürleşmesini sağlamak için kolektif meclislerin denetiminde geliştirilmelidir. Yapay zekânın askeri veya otoriter amaçlarla kullanımı yasaklanmalıdır.

83) Dijital Çalışma Alanlarının Eşit Haklarla Düzenlenmesi: Platform emekçileri, uzaktan çalışanlar ve dijital içerik üreticileri için tam sendikal hak, sosyal güvence ve eşit ücret uygulaması zorunlu hale getirilmelidir. Dijital emek piyasaları gözetim altında şeffaf ve eşitlikçi biçimde örgütlenmelidir.

84) Algoritmik Şeffaflık ve Demokratik Denetim: Sosyal medya, arama motorları, bankacılık ve kamu yazılımlarında kullanılan tüm algoritmalar, karar mekanizmaları ve yapay zekâ modelleri halka açık hale getirilerek; ayrımcılık veya manipülasyon tespit edildiğinde halk tarafından derhal durdurulmalıdır.

85) Evrensel ve Ücretsiz Dijital Erişim Hakkı: İnternet erişimi ve temel dijital hizmetler, su ve elektrik gibi koşulsuz kamusal haklar arasına alınmalı; tüm yurttaşlara ücretsiz, hızlı ve güvenli erişim sağlanmalıdır. Kırsal ve yoksul bölgeler için dijital kapsama programı, yerel bütçelerle hayata geçirilmelidir.

86) Teknoloji ve Bilimsel Yeniliğin Kolektif Yönetişimi: Biyoteknoloji, yapay zekâ, kuantum bilişim ve geleceğin tüm bilimsel atılımları kâr amacıyla değil; toplumsal fayda, ekolojik denge ve özgür bilgi üretimi için Bilim ve Teknoloji Konseyleri tarafından planlanmalıdır. Tüm buluşlar açık patent ve kamusal erişim ilkesiyle paylaşılmalıdır.

BÖLÜM 10: Uluslararası ve Anti-Emperyalist Hat, Dünya 
Barışı ve Halkların Kardeşliği

87) Emperyalist Askeri Bloklardan Çıkış ve Üslerin Kapatılması: NATO ve benzeri emperyalist askeri ittifaklardan derhal çıkılmalı; ülkedeki tüm yabancı askeri üsler kapatılmalı ve bu zemine yol açan tüm anlaşmalar feshedilmelidir. Askeri bütçe, toplumsal yeniden üretim ve ekolojik dönüşüm için kullanılmalıdır.

88) Dünya Halklarının Eşit ve Özgür İlişkisi: Dünyada halkların kendi kaderini tayin hakkı koşulsuz tanınmalı; hiçbir halk başka bir halk üzerinde ekonomik, kültürel ya da askeri vesayet kuramamalıdır. Halkların kardeşliği ve karşılıklı dayanışma, uluslararası ilişkilerin temel ilkesi olmalıdır.

89) Küresel Barış ve Silahsızlanma Programı: Nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar başta olmak üzere tüm kitle imha silahları ve saldırı amaçlı askeri teknolojiler yasaklanmalı; mevcut kitle imha silahları halklar arası gözetim ve kontrol mekanizmalarıyla son bulmalıdır. Savaş sanayisinin üretim ve ticareti tarihsel olarak son bulmalıdır. Şiddet olgusu yaşamlarımızdan tasfiye edilmelidir.

90) Küresel Adil Ekonomi ve Borçların Feshi: IMF, Dünya Bankası ve benzeri borç ve dayatma mekanizmalarına son verilmeli; yoksul ülkelere yüklenmiş tüm borçlar tek taraflı olarak iptal edilmelidir. Uluslararası ticaret kâr ve sömürü değil, karşılıklı ihtiyaç ve ekolojik denge temelinde yeniden düzenlenmelidir.

91) Halklarla Koşulsuz Dayanışma: İşgal altındaki tüm dünya halklarının özgürlüğü koşulsuz savunulmalı; emperyalist işgal ve savaşlara karşı durulmalıdır. 

92) İklim Adaleti İçin Küresel Ortaklık: Ekolojik krize karşı emperyalist şirketlerin ve karbon piyasalarının yarattığı iklim sömürüsüne son verilmeli; tüm halkların eşit temsil edildiği bir Küresel İklim Meclisi kurulmalıdır. Bu meclis, enerji dönüşümü ve biyolojik çeşitliliğin korunması için bağlayıcı kolektif kararlar alabilmelidir.

93) Mültecilerin ve Göçmen Halkların Sınırsız Hakları: Savaş, iklim krizi ve ekonomik yıkım nedeniyle göç etmek zorunda kalan tüm halklar için sınırsız barınma, çalışma ve siyasal örgütlenme hakkı sağlanmalıdır. Irkçılık ve göçmen emeği sömürüsü kesin biçimde suç olmalıdır.

94) Halkların Enternasyonali ve Dünya Kardeşliği: Dünya çapında emekçi sınıfların, yerli halkların, ezilen ulusların ve tüm ötekilerin eşit ve özgür birlikteliğini sağlayacak Halkların Enternasyonali inşa edilmelidir. Bu enternasyonal; barış, ekolojik denge, dijital eşitlik ve kolektif refah ilkeleriyle yeni bir küresel ortak yaşam düzenini tahayyül edebilmelidir.

95) Silah ve Savaş Ekonomisinin Tümden Tasfiyesi: Savaş kârına dayalı üretim zinciri –silah şirketleri, özel güvenlik ağları ve paralı ordu sistemleri– kamulaştırılmalı; tamamen barışçıl üretim ve ekolojik onarım için dönüştürülmelidir. Savaş finansmanı tarih olmalıdır.

96) Küresel Dijital Adalet ve Açık Bilgi Birliği: İnternet altyapısı ve dijital bilgi, tüm halkların kolektif malı olarak tanınmalı; büyük teknoloji tekellerinin küresel veri sömürüsü tasfiye edilmelidir. Evrensel, ücretsiz ve açık kaynaklı bir dijital ağ, halkların eşit karar süreçleriyle işletilmelidir.

97) Emek ve Doğanın Küresel Eşitlik İlkesi: Küresel üretim zincirleri ve doğal kaynak kullanımı, eşit paylaşım ve ekolojik denge temelinde yeniden düzenlenmeli; maden, enerji, su ve toprak tekelleri dünya çapında kamusallaştırılmalıdır. Hiçbir ülke, başkalarının emeğini ve doğasını sömürmemelidir.

98) Sömürgeciliğin ve Yeni Emperyalist Anlaşmaların Nihai Sona Erdirilmesi: Askeri işgaller, tek taraflı ambargolar, borç kıskacı ve serbest ticaret dayatmaları tüm biçimleriyle geçersiz olmalıdır. Tüm halklar, kendi doğal kaynaklarını ve üretim modellerini özgürce belirleme hakkına sahip olmalıdır.

99) Dünya Halklarının Ortak Barışı: Emek, ekoloji, dijital özgürlük ve cinsiyet eşitliği temelinde halkların eşit temsil ettiği bağlayıcı bir Dünya Barış Metni hazırlanmalıdır. Bu metin, her halkın barışçıl varoluşunu, ortak güvenliğini ve özgür iş birliğini küresel ölçekte garanti altına almalıdır.

100) Gezegenin Ortak Geleceği ve İnsanlık-Enternasyonal: İnsanlığın ve tüm canlıların ortak gezegensel geleceğini güvence altına almak için ekolojik restorasyon, iklim adaleti, emek özgürlüğü, dijital eşitlik ve kültürel çoğulluk ilkelerini birleştiren Yeni Bir Dünya Enternasyonali kurulmalıdır. Bu enternasyonal, halkların eşit, özgür ve ekolojik bir uygarlık seviyesinde buluşmasının kalıcı kurucu iradesi olmayı hedeflemelidir.

Bu metin bir “dilekçe” değildir; halkın kendi iktidarını kurma çağrısıdır. Burada sıralanan talepler: Kârın yerine ihtiyaç, merkeziyetin yerine komün, itaatin yerine özneleşmiş halk konulsun diyedir. Bugün her yerde aynı soru dolaşıyor: “Mümkün mü?” — Bizim cevabımız kısa ve keskin: Evet. Çünkü örgütleniyoruz. Ezilenler bloku ortak iradeye dönüştüğü anda, bu talepler kâğıttan değil hayattan hüküm sürecektir. Bize düşen, “yarın”ı beklemek değil yarını örgütlemektir. Söz, yetki, karar, iktidar halka! #HareketeGeç

Scroll to Top